Terapistin Çözüm Üretmeme İşlevi: Bion'un Bakışıyla Bilmemeye/Belirsizliğe Dayanabilmek
- pskezgiavci
- 30 Oca
- 1 dakikada okunur
Bion, düşünmeyi sadece bilgi üretmek olarak değil, bilinmeyene tahammül edebilme işlevini ele alarak da tanımlar.
Zihin, anlam veremediği bir duyguyla karşılaştığında iki şey yapabilir: Ya onu aceleyle açıklamaya çalışır,
ya da o belirsizliği bir süre taşır, gözlemler, bekler. İkincisi düşünmenin başladığı yerdir. Belirsizliğe katlanmakta güçlük yaşayan zihin hızlıca “yanıt” üretir; katlanabilen zihin ise, “düşünce” üretir. Eğer zihin duygusal bir gerilimi hemen eyleme ya da kesin bilgiye dönüştürmek isterse, düşünme süreci kesintiye uğrar.
Terapötik konum katlanabilen zihnin düşünce üretmesine dayanır. Terapist, danışanın aktardığı anlamlandırılamamış duygular karşısında hızlıca açıklama getirmeden, çözüm üretmeden eşlik etmeyi sürdürür. Bu konum, hem terapistin hem danışanın zihninde yeni anlamların doğmasına izin verir. Ve tam da burada, belirsizliğe tahammül edebilmek düşünmenin önkoşulu haline gelir.
Zamanla danışan bu deneyim aracılığıyla, belirsizlik karşısında aceleyle yanıt vermek yerine o duygusal alanı taşıyabilmeyi içselleştirir. Böylece belirsizliğe tahammül edebilme kapasitesi güçlendikçe, düşünme daha esnek ve derin bir biçimde örgütlenir.

Yorumlar